docx

• Fikir, her çağa nüzul sırasıyla hitabeden METODUN insanlığa inişi olurken

METOT, insanlık hareketinin çağa inişindeki NÜZUL sırası demektir

Papirüsteki GENEL NÜZUL sırası ise,

kişi Müslüman olduktan sonraki kendi hakikatını takip etme haritasıdır

Metot yoksa DİN ve İman yok! ! Bu çağa gerekli imandan bahsediyoruz

Zira çağda zihin ‘neyle bulandıysa’ gene aynı dil ve alfabeden başlar duruluk

Zira çağda gerekli inanç, çağın piyasası hatta daha üzeri bir anlatım dili iledir
Zira bu çağda yaşayanın imanı, ‘bu çağın çıtasınca şart’ olan seviyedir

Duruşunu o çağda ayağa kaldıracak iman, o çağın son fikrinden iman eder

İmanda seviye, bulunduğu çağı kavrayan, o çağa yeten bir yeterlilik demek!
İman demek bulunduğu çağı kavrayan, o çağda aydınlığı temin eden demek
Tekniksiz iman yok yani!
Basmakalıp işportasından Hu’culukla Mu’culukla ilim mi olur muş?!
Ayet-hadis-kıssa-kaside-rubahi-ilahi-siyer nakil paylaşımlarla ve de

geçmiş dönem ihtiyacını karşılayan “şablon ilmihal” fıkıh-kelam nutuklarıyla,

ordan burdan işittiğin copy-past’ları ‘çene yapmakla’ ilmî izah mı olur muş?
Bir önceki dönem üniversite imtihanı cevaplarıyla bu yılın okuluna alırlar mı?

Metot konusu Okyanusta Şadırvan’ın Anlayış ve Bilgi kitabında sayfalarca
en kapsamlı şekilde izah edildi, açıp okuyun!

• Yıkıcının her metoduna müteakiben, yapıcının metot getirmesine

FİKİR diyoruz. Yani Panzehir

Peki, günümüz işgalleriyle zihnine YAMA’nan şartlanmalara panzehrin ne?

Panzehrin olan FİKİR, insanın kendini tanımasıdır, tanıma metodudur

Kendinde her şeyi ‘şartlanmasız ölçüler’ üzerinden tanıma metodundur

Fikir, bir metot takibi sonucunda yürütülen disiplinlerdir

Bir önceki dönem üniversite imtihanı cevaplarıyla bu yılın okuluna alırlar mı?

Geçmiş dönemlerden çıkartılmış şablon davranışlarla, günün maçı alınamaz!

Geçmiş devir ihtiyacını karşılayan ‘şablon ilmihal’ o günkü hücuma karşılıktı
Önceki erbabın oradaki toplumsal hayatı,

şu günün formasına ZAFER KAZANDIRACAK BİR TAKTİK OLAMAZ

Her çağın taktiği farklıdır. Her taktiğin ayrı komutanı olur

Fikir, ideoloji değil, görüş değil, siyaset değildir. Felsefe de değildir

FİKİR, her çağa göre “metot üzere yaşanan imanın” ta kendisi!

Yaslandığın noktanın tespiti…

İmanın tespitle elde edilişi, mutlak zuhuratın tanığı

Şahid olman..! OKU emrinde nişan edilen budur! Fikir mutlaktır!
Çağlar boyu her devirde “çağa özel FARKLI hareket eden” ortak mutlak!

FİKİR, metoda göre işleyip akan imana, ‘bulunduğun devirde’ yaslanıştır

Bulunmadığın devrin mazisine yaslandığını zannetmen, imanen geçersizdir!

Zira bilim, sanatın delillendirilmesi yani VARlığın müspette açığa çıkışı!

Fikri –şayet (piyasada ‘şahsi görüş’ anlamında) ‘bir düşünce’ olarak anlarsak

tespit ve tefekkürün ve zuhuratın ne olup-olmadığını hiç bilebilir miyiz?

Her çağda yol alınabilecek ve

her karanlıkta devrim tatbik edebilecek tek şey: METOT!

Metodun kişiye tatbikine de FİKİR DİSİPLİNLERİ diyoruz

Metot, “çağda ‘gönle girmek/cennete girmek’ disiplinleridir”

Metodu olmayan bir kimse, kendisini ‘çenesel konuşmasından’ belli eder!
Her kim çağın son metodunu tınmadı, cahiliye üzere ölmüştür*

İçtihatla metot ayrı şeyler. Biri YORUM, biri DÜZENLEME yani MÜFREDAT!

Metot, yorumlama sonucu olmaz. Sadece düzen almış şey yorumlanabilir

Metot ve düzenleme, şu içinde bulunulan ‘ZEMİN’le ilgili bir ihtiyaç!

Zeminini kaybetmiş bir içtihattan metot çıkmaz, yani bozulmuş aynı içtihat,

ESAS kabul edilerek, üzerine bir düzenleme yapılması hiç mümkün olmaz

Önceki antivirüsünü KAPATMANI EMREDER çağın son içtihadı

Önceki İÇTİHADLAR, şu İsyanist Çağın virüslerini yakalayamaz!

VİRÜSLERİ göze alıp, zorlukları karantinaya iteleyen Ey nefsim!

Bil ki virüsler karantinaya alınır, zorluklar göze…

Antivirüsler güncellenir!

Zehir insan gıdasına karıştıkça asrın panzehri devreye girer: Çağın son fikri!

‘Gölgenin en kıymetlisi Temmuz güneşinden yapılır’ Gölgenin son sürümü…

ÇAĞIN EN YAKICI SICAĞINA/ZEHRİNE ‘PAN ZEHİR’ OLAN bir EĞİTİM!

Korunmalı olarak Hakk’a yürüyüş yolu

Çağın SICAK vaziyetine göre GÖLGENİN son sürümü

ÇAĞ KÖTÜYE GİTTİKÇE,

bir devir önceki alim ve ‘çağ müçtehidinin öne çektiği kurallar’ münfesihtir

Yürütülemez! Kuralların uygun biçimde eda edilmesi tabiki güzel olurdu

lakin öncelikli tatbik edilmesi mümkün olmaz, tekrar sıralanması gerekir

O halde yürütülmesi mümkün olmaz metotları, halkın önüne ‘akide’ diye

öncelik koşmak ne demek? Bu nasıl bir sorgulamasızlık?! Nasıl bir tatbikat?

Çağın Son Fikri yani ‘tam şekilde güncellenmiş bu antivirüs program’,
düşünme işletimimizin yolunu açar, değerlendirme ve davranışa odaklar
Çağda hedef-hareket ve yüzleşme ‘lisanslı yazılım kullanmakla mümkündür’
Kreklerle olmaz!

Yürütülmesi mümkün olmaz metotları, halkın önüne tatbikat diye koymak!

Tatbik edenler, ettiklerini zannederler. Oysaki içeriği boşaltılmış amel olarak

hayat, kabukta yaşanır ve dosta-düşmana hiçbir tesiri olmaz

Reçetedeki bir madde, diğer ritüellerle bağdaşık olur ise tesir eder! Metot,

reçetedeki maddeleri birbiriyle sırasına göre tekrar örerek disiplini kurar

Burası çok mühim… Eski reçetelerden hiçbiri, tam şekilde uygulanamaz!

Metoda dair önceki içtihad ve uygulamalar münfesihtir! İlerlemeye engeldir

‘İslam terakkiye engel değildir’ 400 yıllık/800 yıllık metotlar, algıya takozdur

• Yepyeni bir DİSİPLİN’in sahaya inişi sözkonusudur artık!

Amelin amel olması için hareketin mutlaka metoda binaen olması icabeder!

Çağın Programları METOTla birlikte yazılır ki bunlar

Her AN final oynanan maçın, çağa göre TESCİLLENMİŞ kuralları gibidir

Böylece Yapıcı ve Yıkıcı (karşılıklı) kurallar, birbirini aynı denge içinde yutar

Metot ‘MÜHİMde EHEMmin KARAR OLMASIDIR’

Metodun sende edinmesi hareketine de ‘disiplin’ dedik

Çağımızda öğretmen, artık METOTTUR böylece…

Metotlar, disiplinle gerçekleşir. Disiplin de fikir ustasıyla…

Metot her devirde değişir. Ehemle mühimin dengesi bir AYAR meselesidir

Metot değiştiği an sünnetullahta liste değişir, çağda sıralama değişir!

Fikirde bu tartı, seni çok daha kestirme ÖZ bilgiye ulaştırır

Çağda ayakta kalmanı sağlayacak EN ÖZ’e ulaşırsın

Biz bu sanatı, vazifeyi, ilmi, inceliği, emri okumayı CAMİDEN almadık ki

anlatmaya “cami cemaatine anlatmayla” başlayalım

Bu sanatı, ilmi, inceliği, okumayı MAĞARADAN aldık!

Bu yüzden mağara bölümü mezunlarına anlatırız da ancak onlar anlayacak!

Bu FİKRİ, İNCELİĞİ, ANLAYIŞI aldığımız mağaradır ki

bu MAĞARA, insanın kendi derinliğindeki başlangıç noktasıdır

Dibe vurma cesaretini göğüsleyenlerin kalkış noktasıdır, sıfır sermaye budur

Bu sermaye üzerinden temellenmeyen bir kalkış, YAMALARIN dinidir

İşte fikre binaen söylüyoruz. Devlet, FİKİR DEVLETİ olacak!

Biz ‘dinsizlikten’ batmadık. FİKİRSİZLİKTEN battık

Bizde bu din, fikirsizlikten çöktü! Hatimsizlikten değil, tebliğsizlikten değil

İmam Hatipsizlikten, ElifBasızlıktan, İlahiyat kürsüsüzlüğünden değil…

O halde tekrar yepyeni bir fikir-metotla inancımıza şahit olacağız

Biz bu fikri mevcuttaki camilerden, onun müşrik cemaatinden almadık

Bir komünistlikten geçerek komünizmi aşarak ulaştık HAKK GERÇEĞE…

Tüm bildiklerimize, mevcut akla tekme vurduktan sonra bir yol yürüdük

Biz dinin tebliğsiz bırakıldığından batmadık ki din tebliğ edelim!

İmansızlık yani FİKİRSİZLİKTEN battık ki FİKİRLE KURTULACAĞIZ

Dünya olarak bizler, insanlık medeniyetini dinsizlikten kaybetmedik

FİKİRSİZLİKTEN kaybettik

Bu itibarla insan ve onun algıda inceliğini yani gerçeğini, onun diniyle değil

fikri ile değerlendirerek bir ölçüye vurur tanırız. Zira kendimizi böyle tanıdık

Böylece sözde din anlatımları bizce hiçbir ölçü olmamakla birlikte

kişinin din üzereliğini, kişinin FİKREDİŞİ ile ölçüp değerlendiririz

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir